1 saat önce
Gaziantep FK, ligin ilk iki haftasında aldığı 4 puanla bizlere umut vermişti.
“Galiba taşlar yerine oturuyor” demiştim..
Eyüpspor galibiyetiyle birlikte takımın toparlanacağına, yeni transferlerin takıma alışmasıyla birlikte daha iyi bir Gaziantep FK izleyeceğimize inanmıştım.. Ama Çaykur Rizespor karşılaşması gösterdi ki… Bizim taşlar yerine oturmamış. Hatta daha da kötüsü, ortaya konulan futbol anlayışı ciddi anlamda soru işaretleri oluşturmuş.
Maç öncesinde Bilken Yumurta locasında Bilal Çeker ve Kenan Uygur’un misafiri olduk. TBMM İdare Amirimiz ve Gaziantep Milletvekilimiz Sermet Atay, Gaziantep FK Başkanı Memik Yılmaz, Arif Çelik, Bilal Çeker, Kenan Uygur, Mehmet Özsayıcı ve bizler… Gaziantep futbolunun özlediği bir tablo vardı. Farklı kesimlerden insanların aynı masa etrafında buluştuğu, Gaziantep futbolunu konuştuğu, takımın geleceğinin değerlendirildiği güzel bir birliktelik…
Adeta kenetlenme vardı. Sohbet koyuydu, moraller yerindeydi.
Herkes Gaziantep FK’nın Çaykur Rizespor karşısında iyi bir sonuç alacağına inanıyordu. Tribünlerde de yine vefalı taraftarlar vardı. Gaziantep futbolunun en büyük gücü olan taraftar, takımını yalnız bırakmamıştı.
Ama maç başladıktan sonra o güzel tablodan eser kalmadı. Mirel Radoi’nin maç öncesinde kadroda yaptığı değişikliklerin nedenini bilmiyorum. Ama maç sonunda gördüğümüz tablo, bu tercihlerin mutlaka masaya yatırılması gerektiğini gösterdi. Kadroya alınmayan oyuncular… Son anda sosyal medyadan, başta Camara olmak üzere sakat oldukları açıklanan futbolcular… Ve özellikle Halil Dervişoğlu konusunda hiçbir açıklama yapılmaması dikkatimi çekti.
Bunların hepsi Gaziantep FK kamuoyunun önünde cevap bekleyen sorular. Dolayısıyla kadro tercihlerinin, sakatlık açıklamalarının ve oyuncuların neden kadro dışında bırakıldığının kamuoyuna anlatılması gerekiyor.
Gelelim maçın en tartışılması gereken bölümüne… Gaziantep FK ikinci yarıda 2-0 mağlup durumda. Fuat sakatlanıyor ve yerine Serdar Dursun giriyor. Buraya kadar normal.
Ama sonrasında ne oluyor?
Rakip teknik adam oyunun gidişatına müdahale ediyor ve tam 5 oyuncu değiştiriyor. Bizim teknik direktörümüz ise adeta oyunu izliyor. Serdar Dursun dışında sadece iki oyuncu daha oyuna giriyor. Üstelik bu iki değişiklik de oyunun kaderini değiştirecek hamleler olmuyor. Daha da önemlisi, takımın ihtiyacı olan dakikalarda sahaya iki tecrübesiz oyuncu sürülüyor.
Şimdi sormak gerekiyor:
2-0 geridesiniz. Takımınız kötü oynuyor. Rakip üstün. Neden oyuna müdahale etmiyorsunuz?
Neden hamle yapmak için bekliyorsunuz?
İşte bu nedenle Mirel Radoi’nin teknik adamlığı artık ciddi şekilde tartışmaya açılıyor.
Aslında oynanan futbolu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Çünkü ortada anlatılacak bir futbol yok!
Bu takım ısırmıyor.
Rakip kaleye organize atak geliştiremiyor.
Rakip hücum ettiğinde geriye dönemiyor.
Kanatlar etkisiz.
Orta saha adeta bomboş.
İkili mücadelelerde yetersiz.
Son vuruşlarda beceriksiz.
Takımın hücum organizasyonu yok.
Savunma ile orta saha arasında kopukluk var.
Ve bütün bunların sonunda ortaya çıkan tablo şu… Gaziantep FK sahada ne yaptığını bilen bir takım görüntüsü vermiyor.
Son dakikada Gidado’ya çarparak filelere giden top gol oldu diye kimse kendisini kandırmasın. O gol, Gaziantep FK’nın maç boyunca oynadığı futbolun göstergesi değildir.
Hatta tam tersine… Maçın özeti gibidir.
Evet… İki maçta 4 puan alındı.
Eyüpspor galibiyeti de elbette önemliydi. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama futbolda sadece puan tabelasına bakarak geleceği göremezsiniz. Oyun size gelecek hakkında fikir verir.
Çaykur Rizespor karşısında gördüğümüz Gaziantep FK ise gelecek adına hiç umut vermedi.
Rakip istediğini yaptı. İstediğini aldı. Ve gitti.
Gaziantep FK ise kendi sahasında adeta silindi. Şimdi önümüzde çok daha önemli bir soru var.. Bu oyunla, bu futbol anlayışıyla Gaziantep FK nereye kadar gidebilir?
İşte asıl mesele bu.
Maç öncesinde Gaziantep futbolunun özlediği o birliktelik tablosunu gördük.
Keşke maç sonrasında da aynı birlikteliği sahada görebilseydik. Çünkü Gaziantep’in ihtiyacı kavga değil, kenetlenme. Ama kenetlenmenin sadece locada, tribünde ve protokolde değil… Sahada da olması gerekiyor. Radoi artık ciddi şekilde masaya yatırılmalı.
Kadro tercihleri sorgulanmalı. Oyuncu değişiklikleri sorgulanmalı. Sakatlık açıklamaları sorgulanmalı.
Ve en önemlisi…
Gaziantep FK’nın nasıl bir futbol oynamak istediği artık net bir şekilde ortaya konulmalı.
Çünkü 4 puan güzel…
Ama kötü futbolun üzerini 4 puanla örtmeye çalışırsak, ileride çok daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz. Kimse saha şöyle, zemin böyle bahanesi uyduramasın. Aynı sahada Rizespor’da oynadı. Bu bahane değil.
Taşlar yerine oturacak mı bilmiyorum. Ama Çaykur Rizespor maçı bize gösterdi ki… Şimdilik taşların yerinde olduğunu söylemek için çok erken. Fakat bu sezon öyle kolay olmayacak benden söylemesi…