50 dakika önce
Gaziantep denildiğinde çoğu insanın aklına ilk olarak futbol geliyor. Elbette futbol bu şehrin önemli bir değeri. Ancak işin perde arkasına baktığınızda, Gaziantep’in aslında tam anlamıyla bir spor şehri olduğunu çok daha net görüyorsunuz. Çünkü bu şehirde başarı sadece futbolda değil; parkede, salonda, açık alanda, alın terinin olduğu her yerde yazılıyor.
Dün sabah çıktığımız yolculuk bana bunu bir kez daha gösterdi.
İlk durağımız Konya’ydı… Gaziantep Basketbol takımının final yolundaki kritik mücadelesini izlemek için tribündeki yerimizi aldık. Evet, belki maç iki sayıyla kaybedildi ve final bileti üçüncü maça kaldı. Ama ben bu takıma inanıyorum. Çünkü o formanın içinde mücadele eden yüreklerde pes etmek yok. O çocuklar, Gaziantep ismini finale yazdıracak karaktere sahipler. Buna yürekten inanıyorum.
Sonra “durmak yok” dedik, gecenin ilerleyen saatlerinde Alanya yollarına düştük…
Alanya’da ise bambaşka bir gurur vardı. Açık alan hokey Süper Final karşılaşmalarında adeta Gaziantep rüzgarı esti. Öyle ki, Türkiye hokeyinin başkenti dediğimiz Gaziantep’ten tam üç takım sahnedeydi. Gaziantep PolisGücü hem kadınlarda hem erkeklerde başarılarıyla yine farkını ortaya koyarken, Volkan Grup Hokey takımı da adeta volkan gibi patlamaya devam etti.
Salon şampiyonluğu yetmedi…
Açık alanda da şampiyon oldular…
İki kupa daha Gaziantep’e geldi…
Ama benim asıl anlatmak istediğim sadece kupalar değil.
Benim anlatmak istediğim; bu başarıların arkasındaki görünmeyen kahramanlar…
Mesela Mehmet Kaplan…
Gerçekten de bu spora ömrünü veren bir isim. Maddi manevi hiçbir fedakarlıktan kaçmadan, yıllardır Türk hokeyine omuz veren bir spor adamı. Eğer bugün Türkiye’de hokey konuşuluyorsa, Gaziantep bu branşta marka olmuşsa, bunun içinde Mehmet Kaplan’ın alın teri, emeği ve yüreği vardır.
Bir diğer tarafta ise Bilal Çeker ve Kenan Uygur…
Sadece iş insanı değil, aynı zamanda spor sevdalısı insanlar. Volkan Grup Hokey takımını sahiplenip bu başarı hikayesinin büyümesine vesile oldular. Maddi destek vermek kolaydır belki ama bir branşa gönül vermek, onun yükünü omuzlamak, sporcuların yanında olmak herkesin yapabileceği bir şey değildir.
Ve elbette bu büyük aile…
Mehmet Özsayıcı, İsmet Savcıloğlu, Turgut Polat ve daha niceleri…
İsimlerini tek tek saymak belki mümkün değil ama hepsinin ortak bir özelliği var.. Samimiyet.
İşte başarının sırrı da burada yatıyor.
Aile ortamı…
İnanç…
Emek…
Vefa…
Gaziantep Polisgücü yıllardır bunu yapıyor. Şimdi aynı başarı hikayesini Volkan Grup sürdürüyor. Ve inanıyorum ki bu şehir, spora gönül veren insanlarla çok daha büyük başarılar görecek.
Benim tek temennim ise şu..
Bu emekler görülmeli…
Bu başarılar alkışlanmalı…
Bu insanların kıymeti bilinmeli…
Çünkü bugün Gaziantep’in adını Türkiye’ye duyuran sadece futbol değildir. Hokeyde, basketbolda, amatör branşlarda gecesini gündüzüne katan insanlar var.
Ve açık konuşmak gerekirse; kupalar bir gün unutulur…
Ama spora gönül veren insanların bıraktığı iz asla unutulmaz.
Bu vesileyle; Mehmet Kaplan’ı, Bilal Çeker’i, Kenan Uygur’u, Mehmet Özsayıcı’yı ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.
İyi ki varsınız…
İyi ki Gaziantep sporuna omuz veriyorsunuz…