1 saat önce
Gaziantep Futbol Kulübü, devre arasında yaptığı dört yeni transferle yalnızca kadrosunu değil, oyun iştahını ve özgüvenini de tazeledi. Burak Yılmaz’ın yeniden takımın başına dönmesiyle birlikte sahadaki ahenk, kenardaki enerji ve takımda kurulan bağ yeniden eski havasına kavuştu.
Türkiye Kupası’nda Kocaelispor galibiyetiyle moral depolayan kırmızı-siyahlılar, ligin ikinci yarısına zorlu bir deplasmanla, Galatasaray karşısında İstanbul’da “merhaba” dedi. Maç öncesi tabloya baktığımızda Gaziantep FK adına işlerin hiç de kolay olmadığını söylemek gerek. Burak Yılmaz tribünde cezalıydı, ilk 11’in değişmezlerinden tam 5 oyuncu sakatlığı nedeniyle kadroda yoktu. Kağıt üzerinde bu eksikler “büyük sıkıntı” olarak yazılıyordu.
Ama futbol her zaman kağıt üzerindeki hesaplarla oynanmıyor. Yani evdeki hesap çarşıya uymuyor.
Soğuk ve karlı bir İstanbul akşamında Rams Park’ın yolunu tuttuk. Gaziantep FK’yı deplasmanda yalnız bırakmayan az ama yürekli taraftarla birlikte tribünde yerimizi aldık. Ve itiraf edeyim; uzun zamandır bu kadar keyif alarak Gaziantep FK izlememiştim.
Binlerce taraftarı önünde Galatasaray, saha içinde dağınık ve etkisiz bir görüntü sergilerken; Gaziantep FK yeni transferleriyle diri, istekli ve ne yaptığını bilen bir takım kimliğindeydi. Özellikle Mujakic… Sahadaki duruşu, oyun bilgisi ve özgüveniyle sanki 40 yıllık Gaziantep FK oyuncusu gibiydi. Draguş ise hâlâ eski günlerini arıyor; potansiyeli var ama henüz sahaya tam yansımıyor.
Eksiklere rağmen Gaziantep FK pes etmedi. Çok iyi direndi, çok doğru savunma yaptı, sabırla rakip kaleye gitmeyi bildi. Ve maçın son bölümünde öne geçerek bu mücadelenin karşılığını aldı. Elbette golden sonra Galatasaray’ın baskısını tamamen kırmak mümkün olmadı ve beraberlik golü gecikmedi.
Ancak skor tabelası bir yana… Sahada ortaya konan futbol, mücadele gücü ve takım görüntüsü, İstanbul’un ayazında içimizi ısıttı.
Bu takımda Burak Yılmaz’ın dokunuşu net şekilde hissediliyor. Oyuncular ne oynadığını biliyor, saha içi disiplin artmış durumda. Ama hakkını teslim etmek gerekir ki, bu tablonun arkasındaki en büyük pay Kulüp Başkanı Memik Yılmaz’a ve yönetime ait. Yapılan doğru transferler, ince hesaplanmış hamleler ve plansızlıktan uzak bir yönetim anlayışı, bugün Gaziantep Futbol Kulübü’nü izlenir ve keyif veren bir takım haline getirdi.
Sonuç ne olursa olsun, Rams Park’ta izlediğimiz Gaziantep FK, gelecek adına umut verdi. Bu takım doğru yolda. Ve bu yolun sonunda, tribünleri daha çok mutlu eden bir Gaziantep FK izlememiz hiç de sürpriz olmayacak.