12 saat önce
Gaziantep FK’da Burak Yılmaz döneminin başlamasıyla birlikte sahada bambaşka bir tablo izlemeye başladık. Teknik direktör değişikliğinin ardından, belli ki takım içinde hem oyun anlayışı hem de mental anlamda önemli değişimler yaşanmış. Haftayı yoğun antrenmanlarla geçiren oyuncular, artık sadece bireysel yeteneklerine değil, kolektif oyuna da güvenmeye başladı.
Kasımpaşa karşısında Melih Kabasakal’ın erken golü, takıma adeta bir “1-0 önde başlama” özgüveni kazandırdı. Maç boyunca Gaziantep FK’nın hem de rakip ceza sahasında hemde oyunda kurulan baskısı izlemeye değerdi. Burak Yılmaz’ın saha kenarındaki anlık müdahaleleri ise camiaya yeniden umut aşıladı.
Yeni transfer Melih’in performansı ise ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu. Daha ilk maçında yıllardır bu formayı terletiyormuşcasına oynadı. Mustafa Burak Bozan’ın asistinde Lungoyi’nin attığı gol, hem skor hem de moral açısından takımın elini güçlendirdi. Arda ise özlenen performansı ile sonucu belirledi. İki maçta altı puan… Bu, sadece bir skor başarısı değil; aynı zamanda “yeniden ayağa kalkışın” göstergesi.
Elbette yolun başındayız. Ancak şunu net bir şekilde söyleyebilirim; Bu takım böyle istekli, böyle arzulu oynamaya devam ederse ve kolektif futbolu sürdürürse, önümüzdeki haftalarda çok daha iyi bir Gaziantep FK izleyeceğiz. Yeni transferlerin de oyuna monte edilmesiyle, sahada çok daha güçlü bir kimlik oluşacak.
Ve son sözüm, sabırsızca “yönetim istifa” diyenlere… Futbol sadece sonuçlardan ibaret değildir. Sabır, bu işin en önemli anahtarıdır. Şu an gördüğümüz kıvılcımın büyüyüp alev alması için zamana ihtiyacımız var. Bu şehir, bu takım ve bu teknik ekip doğru yolda. Bizim görevimiz ise, bu yürüyüşe destek vermek.
Takım ruhu yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Ve unutmayalım; ruhunu bulan takım, asla kolay kolay yenilmez.