1 saat önce
Gaziantep FK’nın Eyüpspor deplasmanında yaşadığı kayıp, aslında sahadaki oyundan çok daha fazlasını anlatıyor. Bu sadece bir mağlubiyet değil; kısa sürede oluşan yapay bir özgüvenin, gerçeklerle çarpışma hikâyesi.
Burak Yılmaz sonrası alınan Kayserispor galibiyetiyle başlayan süreç, Rumen teknik adamın gelişiyle birlikte adeta bir “bahar havasına” dönüştü. Ancak futbol, romantizmi kaldırmaz. Sahada karşılığı olmayan hiçbir yükseliş uzun sürmez. Nitekim öyle de oldu.
İstanbul’da Eyüpspor karşısına çıkan Gaziantep FK, 37 puanın verdiği rahatlıkla sahadaydı ama bu rahatlık, oyuna disiplin olarak yansımadı. İlk 35 dakika tam anlamıyla bir taktik savaşı oldu. Gaziantep FK “önce yemeyeyim” derdindeyken, Eyüpspor daha iştahlı ve daha istekli oynadı.
Bireysel performanslara bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Haftalardır eleştirilen Camara yine sahada yok. Bu adamı sezon sonu olmasa gönderin derim… Lungoyi ise sadece isteksiz değil, aynı zamanda fizik olarak da yetersiz bir görüntü çiziyor. En kritik pozisyonda yaptığı tercih, aslında maçın kırılma anıydı. Futbolda bazen bir karar, 90 dakikanın kaderini belirler. O karar yanlışsa, sonuç kaçınılmaz olur. Sağolsun Lungoyi bu fırsatı kullanamadı.
Gassama’nın gelişim çabası var ama bu lig başka bir seviye. Henüz o seviyede değil Gassama.. Buna karşın Alexandru Maxim, Deian Sorescu ve Kacper Kozlowski gibi isimlerde hırs istek var bir kaç kişi ile galibiyetin geleceğini düşünüyorum. Ancak futbol bir takım oyunu. Üç oyuncunun yükselişi, diğerlerinin düşüşünü telafi etmiyor.
Savunmada Arda’nın tek hatası dışında gösterdiği direnç ve Abena ile uyumu önemli. Ancak hücumda üretkenlik yoksa, savunmanın çabası da bir noktadan sonra anlamını yitirir. Bayo’nun yalnız kalması, Maxim’in baskı altında ezilmesi ve Rodrigues’in savunmaya gömülmesi ve ileri çıkmamak için çabalaması, Gaziantep FK’nın hücum gücünü tamamen törpüledi.
İkinci yarıda gelen goller ise sadece skor değil, bir gerçeğin ilanı oldu. Gaziantep FK bu maçı kaybetmeyi hak etti. Çünkü; hafta içinde yere basmayan ayaklar maalesef sahada bir şey yapamadı.
Asıl mesele şu…
Bu mağlubiyet sürpriz mi? Bana göre değil. Çünkü ayaklar yere basmadı. Futbol konuşulmadan, skorlar üzerinden yapılan büyük söylemler vardı hafta içinde. O söylemler, Eyüpspor deplasmanında duvara çarptı.
Futbolun acı ama öğretici bir kuralı vardır. Gerçek performansın üstüne çıkabilirsiniz ama orada kalamazsınız.
Gaziantep FK kısa süreli bir yükseliş yaşadı, ama o yükselişi taşıyacak oyun yoktu. Sonuç da bu yüzden şaşırtıcı olmadı.
Şimdi gerçeklerle yüzleşme zamanı.
37 puan cepte, lig sonuna yaklaşılıyor.
Artık hayal değil, plan yapılmalı.
Artık konuşmak değil, oynamak gerekiyor.
Aksi halde bu dalgalanma, sadece bir maçla sınırlı kalmaz. Geleceğimizi de kaybederiz…