1 saat önce
Yeni sezon, yeni sayfa, yeni transferler, yeni takım…
2026-2027 sezonunun başlamasıyla birlikte biz de büyük bir heyecanla düştük Büyükşehir Stadyumu’nun yollarına. Hani derler ya, “Kesilmemiş karpuz, içinden ne çıkacağı belli olmaz.” İşte Gaziantep Futbol Kulübü için de tam olarak böyle bir beklenti içerisindeydik. Çünkü kampta ne oldu görmedik, hazırlık maçlarını izlemedik, Radoi nasıl bir taktik verdi bilmiyoruz.
Yollar kırmızı-siyaha boyanmış, tribünlerin tıklım tıklım olması bekleniyor, yeni transferlerle yepyeni bir takımın sahneye çıkacağı düşünülüyor. Evet tribünler boş, takımın tamamı yabancı. Yerlilere ne oldu? Bu takımın 11’ini kim yazdı çözemedim.
Ve maç saatinde karşımıza çıkan tablo biraz farklıydı. Tribünlerde beklediğimiz coşku yerine 3 bin civarında taraftar vardı. Sahada ise Gaziantep şehrinin takımından çok, birbirini yeni tanımaya çalışan yabancı futbolculardan oluşan bir ekip…
İlk 11’in tamamının yabancı futbolculardan oluşması da ayrıca dikkat çekici oldu benim için.
Bir anlamda takım bize, biz takıma yabancı kaldık adeta. Alanyaspor karşısında ortaya konulan futbol da bu görüntünün sahadaki yansıması oldu. Gaziantep FK, ne oynadığını tam olarak bilen, birbirinin ne yapacağını önceden kestirebilen bir takım görüntüsü veremedi.
Paslar kopuk, hücum organizasyonları dağınık, savunma ile hücum arasındaki bağlantı zayıftı. En önemlisi ise takımın henüz bir oyun karakteri ortaya koyamadığı açıkça görüldü.
Elbette bir maç üzerinden hüküm vermek doğru değil.
Çünkü bu takım yeni.
Futbolcuların önemli bölümü yeni, teknik heyet yeni, sistem yeni… Dolayısıyla taşların yerine oturması için zamana ihtiyaç var.
Ancak Gaziantepli futbolseverin de sahada biraz daha mücadele, biraz daha aidiyet ve biraz daha “Gaziantep FK” ruhu görmek istemesi son derece doğal.
Alanyaspor karşısında alınan bir puan, skoru kurtarmış olabilir. Fakat futbolseverin gönlünü kazanmak için yeterli olmadı. Beraberlik golünün Sorescu’nun bireysel becerisiyle gelmesi de aslında bize önemli bir mesaj verdi.. Şimdilik takım oyunundan çok bireysel yeteneklere ihtiyaç duyuyor bu takım.
Oysa sezon ilerledikçe beklentimiz, bir oyuncunun kurtarıcılığına değil, takımın bütün olarak ortaya koyacağı futbola dönüşmeli.
Şimdi karamsar olmaya gerek yok.
Bu takımın zamana ihtiyacı var. Yeni gelen futbolcuların Gaziantep’i tanıması, şehri benimsemesi, arkadaşlarını tanıması ve en önemlisi bu formanın ne anlama geldiğini hissetmesi gerekiyor.
Gaziantep FK’nın önünde uzun bir sezon var. İlk maçta gördüğümüz eksikler, önümüzdeki haftalarda giderilebilir. Dişliler birbirine geçer, futbolcular birbirini daha iyi tanır ve takımın oyun kimliği oluşursa bugün eleştirdiğimiz birçok noktayı birkaç hafta sonra konuşmayabiliriz.
Ama bir gerçek de var…
Gaziantep FK sadece yabancı futbolculardan oluşan bir takım olmamalı; Gaziantep’in takımı olduğunu sahada da hissettirmeli.
Şimdilik karpuzu kestik…
İçi tam istediğimiz gibi çıkmadı.
Ama karpuzun tamamını yemek için daha çok zamanımız var.
Şimdi önümüzdeki haftalara bakacağız. Taşlar yerine oturacak mı, bu takım gerçekten bir takım olacak mı?
Bunu hep birlikte göreceğiz.
Çünkü asıl hikâye daha yeni başladı.