1 saat önce
Gaziantep FK’da son haftalarda yaşanan tablo, saha sonuçlarının çok ötesinde soru işaretleri barındırıyor. Özellikle Trabzonspor karşısında oynanan maç, yalnızca bir mağlubiyet değil; takımın ruh hali, saha içi organizasyonu ve motivasyonu açısından ciddi sinyaller verdi.
Trabzonspor maçına kadar sekiz haftada yalnızca bir galibiyet alabilen Gaziantep FK, eksiklere rağmen kâğıt üzerinde kötü bir 11 ile sahaya çıkmadı. Teknik direktör Burak Yılmaz ve yardımcısının tribünde olması, Camara ve Sangare’nin cezalı olması elbette önemliydi. Ancak buna rağmen sahadaki görüntü, sadece eksiklerle açıklanabilecek türden değil.
Gaziantep FK öne geçmesine rağmen kısa sürede iki gol yiyerek oyundan kopmadı. Rakip sahada etkili olmaya çalıştı ama o kadar… Sonuç yok… Daha da dikkat çekici olan ise futbolcuların bazı pozisyonlarda topu tutmak yerine bırakması, mücadeleye girmekten geri adım atması ve oyunun kritik anlarında isteksiz bir görüntü sergilemesi. Bu tablo, fiziksel bir düşüşten çok zihinsel bir kopuşu işaret ediyor bence… Sanki akıllarda başka problemler var..
Takımda kulübedeki bir başıboşluk olduğu hissi tribünden bile net şekilde görülüyor. Teknik heyetin saha kenarında olmaması organizasyonu zayıflatmış olabilir; fakat sahadaki isteksizlik sadece bununla açıklanamaz. Futbolcuların aklının sahada değil de başka problemlerde olduğu yönünde güçlü bir izlenim oluşuyor.
Gaziantep FK büyük bir camia. Bu şehir bugüne kadar kimseyi yarı yolda bırakmadı, bırakmaz da. Kimsenin de burada parası kalmaz.. Ancak futbol sahası, güven ve aidiyet duygusunun en hızlı test edildiği yerdir. Oyuncu kendini güvende hissetmediğinde, saha içindeki refleksleri de zayıflar. Trabzonspor maçındaki görüntü biraz da bunu anlattı.
Toplanan 28 puan şimdilik bir rahatlık sağlıyor gibi görünse de alt sıralardan gelen takımların yükselişi, Gaziantep FK için önümüzdeki haftaları kritik hale getiriyor. Bugün görmezden gelinen küçük kırılmalar, yarın büyük sorunlara dönüşebilir benden söylemesi…
Trabzonspor yenilgisi futbolda olağan sayılabilir. Ancak asıl düşündüren, takımın oynuyormuş gibi görünmesi. Mücadele eden ama inanmayan bir takım görüntüsü vardı sahada. Bu da doğal olarak “Bir şeyler mi oluyor?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Umarız bu soru işaretleri kısa sürede ortadan kalkar. Çünkü mesele yalnızca bir maç ya da bir teknik adam meselesi değil; şehrin futbol heyecanı ve bir camianın geleceği söz konusu. Dileğimiz, olanın Gaziantep’e ve Gaziantep FK’ya olmaması.