1 saat önce
Antalya deplasmanında alınan farklı galibiyetle moral bulan Gaziantep FK, bu kez zorlu bir sınav için İstanbul yollarına düştü. Rakip, kendi sahasında yara almış, taraftarıyla arasında mesafe oluşmuş bir Fenerbahçe idi. Kağıt üzerinde bu, Gaziantep temsilcisi için önemli bir fırsattı.
Ramazan ayının manevi atmosferinde, sahur sonrası başlayan yolculuk biraz sancılı geçti. Gaziantep’ten kalkan uçağın yaşadığı rötar, İstanbul’a varışı geciktirse de hedefimiz belli.. Kadıköy’de mücadeleye tanıklık etmek. Şehre varışla birlikte kısa bir sahil turu ve alışverişin ardından iftarı statta açmak da bu yolculuğun ayrı bir hatırası oldu.
Maç öncesi kadrolar açıklandığında ise tablo oldukça zor olduğunu gösterdi bana… Burak Yılmaz, adeta yokluklar içinde en doğru 11’i sahaya sürmeye çalıştı. Rodrigues, Ogün, Draguş ve kaleci Zafer’in sakatlıkları; Arda, Lungoyi ve Sangeri’nin cezaları derken kulübe neredeyse boştu. Yedeklerde sadece 7 oyuncunun bulunması, işin ciddiyetini ortaya koydu…
Buna rağmen Gaziantep FK maça hiç de çekingen başlamadı. Aksine, oyunun ilk bölümünde daha istekli, daha mücadeleci taraf konumunda oldu. Üstelik yakalanan net pozisyonlar vardı. O anlarda gelecek bir gol, zaten kırılgan olan Fenerbahçe’yi tamamen oyundan düşürebilirdi. Ama gelmedi. Her zaman olduğu gibi yine üçüncü bölgede çok cömert oldu Gaziantep FK…
Ancak futbolda “atamayana atarlar” gerçeği bir kez daha sahne aldı. Kaçan fırsatların ardından gelen gol, Gaziantep FK’nın oyun direncini bir miktar aşağı çekti. Bu golle birlikte özgüveni artan Fenerbahçe, oyuna tutundu. Yine de Gaziantep pes etmedi ve kazanılan penaltıyı gole çevirerek skoru dengeledi.
Ne var ki ikinci yarıda sahneye çıkan bir kafa golü dengeleri yeniden değiştirdi. Özellikle Abena’nın performansı bu noktada yine tartışma konusu benim için… Haftalardır beklentilerin altında kalan oyuncunun, kendi kalesine attığı gol ise eleştirileri daha da artırdı.
Sonuç olarak; kötü oynayan, taraftarıyla bağı zedelenmiş bir Fenerbahçe kazanırken, Gaziantep FK ise aslında puan alabileceği bir deplasmandan eli boş döndü. Elbette eksiklerin etkisi büyük. Sahada olmayan her oyuncu, böylesi zorlu maçlarda fark yaratabilecek potansiyele sahipti.
Ama futbol mazeretleri değil, sonuçları yazar.
Gaziantep FK için artık önüne bakma zamanı. Ligin bundan sonraki süreci çok daha kritik, çok daha çetin geçecek. Burak Yılmaz ve öğrencilerinin bir an önce toparlanması, kaybedilen bu fırsatın telafi edilmesi adına büyük önem taşıyor.
Çünkü bu ligde her puan altın değerinde…