2 saat önce
Ziraat Türkiye Kupası gecesi, Gaziantep adına sadece bir mağlubiyet değil; bir ruh kaybı gecesiydi.
Sahadaki futbol, tercih edilen kadro ve maç öncesi yapılan açıklamalar derken, üstüne bir de Gaziantep Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda ışıkların bir saat geç yanması eklenince, şehir adeta şok üstüne şok yaşadı.
Ama mesele sadece ışıklar değildi.
Asıl karanlık, zihinlerdeydi.
Futbolda mağlubiyet olur. Büyük rakiplere karşı kaybedersiniz. Ancak daha maç başlamadan rakibin formasına, ismine ve büyüklüğüne teslim olursanız; o karşılaşma sahada değil, basın toplantısında kaybedilir.
Teknik direktör Burak Yılmaz’ın maç öncesi yaptığı,
“Fenerbahçe bu kupanın favorisi. Biz değiliz. Stratejimizi buna göre belirledik.”
açıklaması, işte tam da bu teslimiyetin cümleye dökülmüş haliydi.
Elbette kağıt üzerinde favori olabilir. Elbette bütçe farkı vardır. Ancak siz Gaziantep’i temsil ediyorsunuz. Siz bu şehrin umudusunuz. Siz “favori değiliz” dediğiniz an, futbolcunun zihnine şu mesajı verirsiniz:
“Kaybedersek normal.”
İşte o zaman kaybetmek sıradanlaşır.
Mücadele azalır.
İnanç biter.
Gaziantep FK büyük bir camiadır. Bu şehir sanayisiyle, ekonomisiyle, direnciyle Türkiye’nin lokomotiflerinden biridir. Böyle bir şehrin takımı sahaya korkuyla değil, cesaretle çıkmalıdır.
Sahada gördüğümüz tablo ise başka bir gerçeğe işaret ediyor:
Takımda bir stres var.
Bir gerginlik var.
Futbolcular ile teknik heyet arasında gözle görülür bir mesafe var.
Uzun süredir istenen sonuçlar gelmiyor. 11-12 haftadır aranan galibiyetler yok. Oyuncular sahada özgür değil. Baskı altında oynayan bir futbolcu risk almaz, yaratıcı olamaz, hata yapmaktan korkar. Bu da sahaya “teltel dökülen” bir görüntü olarak yansır.
Burada yönetimin tabloyu iyi okuması gerekiyor. Teknik disiplin ayrı şeydir, aşırı baskı ayrı şey. Eğer oyuncu hocasından korkuyorsa, hocasına inanmıyorsa ya da açıklamalardan dolayı motivasyonu düşüyorsa, bu sadece kupaya değil lige de mal olur.
Kupadan elenmek dünyanın sonu değil.
Ama özgüven kaybı tehlikelidir.
Gaziantep FK’nin yeniden ayağa kalkması için önce zihinsel olarak toparlanması şart. Bu takımın potansiyeli var. Bu şehir arkasında. Ancak teknik adamın dili, duruşu ve oyuncusuyla kurduğu bağ her şeyden önemli.
Unutulmamalı…
Favoriler kağıt üzerinde yazılır.
Kazananlar sahada belirlenir.
Gaziantep’in ihtiyacı olan şey teslimiyet değil, meydan okumadır.