1 saat önce
Celal Kadooğlu, yurt dışından elde edilen döviz gelirlerinin Türk lirasına çevrilmesini teşvik etmek ve Merkez Bankası rezervlerine katkı sağlamak amacıyla uygulanan destek mekanizmasında yapılan değişikliklerin ihracatçıların beklentilerini karşılamadığını belirtti.
Yeni sistemle birlikte firmaların döviz satış limitlerinin faaliyet kârı ve iş gücü maliyetleriyle sınırlandırılmasının, yüksek miktarda net döviz kazandıran ihracatçıların destekten ihracat performansları ölçüsünde yararlanmasını zorlaştıracağını ifade eden Kadooğlu, uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kadooğlu, ihracat gelirlerini Türk lirasına dönüştüren firmaların karşı karşıya kaldığı fırsat maliyetleri ve operasyonel yüklerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, firmalara uygulanan satış limitinin kaldırılmasının daha etkili bir yöntem olacağını kaydetti.
Döviz dönüşümü sırasında bankalara tanınan yüzde 1'lik komisyon uygulamasına da dikkat çeken Kadooğlu, artan prosedürlerle birlikte desteğin etkinliğinin azalabileceğini, komisyonun ise ihracatçı açısından desteğin reel değerini daha da aşağı çekebileceğini dile getirdi.
“İhracatçının rekabet gücü korunmalı”
Küresel ekonomik dalgalanmalar ve dönemsel maliyet baskılarının ihracatçıların faaliyetlerini zorlaştırdığına dikkat çeken Kadooğlu, Türkiye'nin uzun yıllar içerisinde elde ettiği ihracat pazarlarının korunmasının stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Kadooğlu, özellikle mevcut pazarlarda uluslararası rakiplerle rekabet edebilmek için döviz kurunun enflasyonla uyumlu bir seyir izlemesi gerektiğini belirterek, ihracatçılara yönelik destek mekanizmalarının bu doğrultuda güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Firmaların kur ve enflasyon arasındaki farktan kaynaklanan maliyet baskısını mevcut döviz dönüşüm desteğiyle dengelemeye çalıştığını ifade eden Kadooğlu, ihracatçıların üretim ve istihdam kapasitesini artırmasını teşvik edecek yeni ve öngörülebilir bir sisteme ihtiyaç olduğunu söyledi.
Kadooğlu, “Performansı yükselen ihracatçının desteği azalmamalı. Üretimi, istihdamı ve ülkeye net döviz kazandırmayı teşvik eden, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sistem oluşturulması büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
İhracatçıların uluslararası pazarlardaki konumlarını koruyabilmesinin ve pazar kayıplarının önüne geçilmesinin, istikrarlı politikalar ve güçlü teşviklerle mümkün olacağını belirten Kadooğlu, ihracat sektörünün rekabet gücünü koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.